|
BİR YİĞİTLİK DESTANI
Hazırlayan: T. Karabey - acarkiz@gmail.com
Osmanlı Ordusu’nun vazgeçilmez parçasından biri olan mehteranın meşhur marşlarından birisi olan Genç Osman marşının hikâyesi: Bağdat seferine çıkacak olan Sultan 4. Murad Han sadrazamına şöyle ferman eyler: “Ordu-yu hümayunumdaki şahbazlarım tuvânâ (güçlü, kuvvetli) ve yiğit kimesnelerden (kimselerden) seçile. Tıfıl olanlar karıştırılmaya. Bıyık ve sakallarında tarak dura. Fermanım bütün memlekete ilân edilip bununla amel oluna!” Hazırlıklarını tamamlayan ordu sefere başlar. Yolda birçok Anadolu evlâdı gruplar halinde orduya katılır. Bir gün sadrazam gönüllüler arasında 17-18 yaşlarında bir delikanlıyı görür. Yüzü güneşten yanmış bu gencin bıyıkları henüz terlemiştir… Sadrazam, padişahın fermanına karşı gelmekten korkarak onu geri çevirmek istediyse de çocuk peşlerinden ayrılmaz. Nihayet sadrazam onu kendi hizmetine alır. Bağdat yakınlarına gelindiğinde hükümdar 4. Murad Han orduyu teftişe çıkar. Sadrazam, emrine aldığı delikanlıyı bir sandığa saklar. Ne var ki, hünkâr karargâhın her yanını dolaşıp merakını mucip olan her soruya cevap ister. Nihayet sadrazamın eşyaları arasında sandığı görüp açtırır ve çocuğu görür. Öfkesi ateşi bile yakan 4. Murad Han, çocuğu karşısına alıp gürler: - Gel bre ferman dinlemez asi! Bıyıklarında tarak durmalı buyurmuştum. Ya sen niçin emrimi çiğnersin? Delikanlı gazel yaprağı gibi titrerken ağzından şu sözler dökülür: - Şevketlü hünkârım, elbet benim de bıyıklarımda tarak durur. Bu sefer hünkâr şaşırır. Delikanlı kuşağından bir tarak çıkarıp bir anda üst dudağına geçiriverir. Tarağın dişleri dudağına batar ve sanki bıyıkta duruyor gibi durur. 4. Murad delikanlının yanına yaklaşır. Tarağın dudağa batmış olduğunu, bunun acısıyla zavallının gözlerinden yaşlar gelmeye başladığını görür. Çelik yüreği birden yumuşar, sinirleri yatışır. Hatta bu cesaret biraz da hoşuna gider ve adını öğrendiği bu gence şöyle der: - Osman’ım, dilerim Allah’tan Bağdat’a ilk giren şahbazım sen olasın! Bir hafta sonra Bağdat kuşatılır, öncü birliklerde bulunan Osman’ın surlara tırmandığı görülür. Kılıcı belinde, üç hilalli Türk bayrağı elinde… Surların üzerine çıkar çıkmaz kılıcını çekip karşısına ilk çıkan askeri geçip, bayrağı kale burcuna saplar. Osman’ın kale burcuna diktiği bayrak ordunun cesaretini bir anda bire, beşe katlamış, her yandan surlara tırmanan gaziler görülür. Osman bu çarpışmada şehit olur. Ancak adamlarının kulaklarında şu sözleri uzun süre çınlayıp durur: - Koman kurtlarım! Gün gaza günüdür, cennet sizi bekliyor... Ve Bağdat 40 günlük kuşatmanın sonunda teslim olur.
Of of Genç Osman dediğin bir küçük uşak Beline bağlamış ibrişim kuşak of of. Of of Bağdat’ın kapısını Genç Osman açtı Düşmanın cümlesi önünden kaçtı of of. Aman kelle koltuğunda üç gün savaştı Allah Allah deyip geçti Genç Osman of of.
GENÇ OSMAN MARŞI
Of of Genç Osman dediğin bir küçük uşak Beline bağlamış ibrişim kuşak of of.
Aman askerin içinde birinci uşak Allah Allah deyip geçti Genç Osman of of.
Of of Genç Osman dediğin bir küçük aslan Bağdat’ın içime girilmez yastan of of.
Aman her ana doğurmaz böyle bir aslan Allah Allah deyip geçti Genç Osman of of.
Of of Bağdat’ın kapısını Genç Osman açtı Düşmanın cümlesi önünden kaçtı of of.
Aman kelle koltuğunda üç gün savaştı Allah Allah deyip geçti Genç Osman of of.
 |
|