Bilim

Göğün Işıklı Yorganı: İkizler Meteor Yağmuru

Meteorlar hareket edince, gökyüzünde milyonlarca ışık görebileceğiz. Çünkü İkizler (Geminid) Meteor Yağmur’u bizi bekliyor ee tabi biz de onu bekliyoruz. Hiç kimse bu görsel şöleni kaçırmak istemez. Madem bir misafirimiz var gelin onun için biraz hazırlık yapalım:

Başa Yağan Taşgogun-isikli-yorgani1

Şimdi size meteorun diğer adıyla göktaşı olduğunu söylesem, ne yani başımıza taş yağıyor diye mi şölen yaşıyoruz, demeyin. Endişelenmeleriniz tamamen çok fazla göktaşı-felaket ikilisinin bulunduğu filmleri izlemenizle ilgilidir 🙂 Kurgulara fazla inanıp da cânım bilimi göz ardı etmeyiniz lütfen! Gelelim göktaşına…

 

Ne Menem Bi’şey Bu Göktaşı
Evvela meteorun ( göktaşı) ne olduğuna bakalım. Uzayda, Dünya dışında oldukça fazla gezegen ve uzay cismi bulunmaktadır. Göktaşı, uzaydan Dünya’ya düşen cisimlerin genel adıdır. Meteor (göktaşı) Dünya’yı doğrudan etkileyen uzay cisimlerinin en önemlilerindendir. Dünya’yı doğrudan etkilemesinin nedeni ise, senede atmosfere yaklaşık birkaç bin göktaşı girmektedir. Fakat, bu sayıdan sadece 500 kadarı, yeryüzüne düşmektedir.

gogun-isikli-yorgani2Biraz Önce Düşmek Mi Dedik?
Meteorlar, atmosfere girerken, saniyede 11 ile 72 km arasında yol kat ederler. Atmosferde aşırı miktarda sürtünmeye maruz kalan göktaşları, bu sürtünme sonucunda eriyerek yeryüzüne inerler. Erimeyenler ise, direkt olarak yeryüzüne düşmektedir. Büyük bir göktaşı Dünya’ya düştüğünde, yeryüzünde krater meydana gelir. Bu kraterin genişliği ve derinliği ise, göktaşının büyüklüğünü belirler. İşte bu düşme esnasında meteor yağmurları oluşur.

gogun-isikli-yorgani3Meteor Yağmuru Meteor Bulutunda mı Oluşur?
Meteor bulutu mu? Öyle bir şey yoktur Sevgili Meraklı Bilginler! Meteor yağmuru denilse de normal yağmur gibi değildir. Geminidler hariç bütün göktaşı yağmurları kuyrukluyıldızların, Güneş çevresinden dolanırken bıraktıkları artıklardan oluşur. Bu artıkların yörüngeleri Dünya’nınkiyle kesiştiğinde göktaşı yağmurları meydana gelir. Geminidler de ise durum birazcık farklıdır. Dünya yörüngesi üzerinde ilerlerken, her yıl bu dönemlerde “3200 Phaethon” adlı eski bir kuyruklu yıldızın kalıntılarının yakınından geçer. Kuyruklu yıldız kalıntılarının Dünya’nın yerçekimine kapılıp atmosferimize girip yanması sonucunda da ortaya büyük bir görsel şölen çıkar.

Sıra Şölende
Seyir zevki en yüksek gök olaylarından biri 14 Aralık’ta en fazla sayıya ulaşacak olan Geminid (İkizler) göktaşı yağmurudur. Miktarlarının fazla olmasının yanı sıra beyaz, sarı, mavi, kırmızı ve yeşil renklerdeki görüntüleri şöleni iyice eğlenceli hale getirmektedir. Yapılan araştırmalara göre bu görsel şöleni ülkemizden izlemek için gece yarısından sonra gece 02:00 sularını beklemeniz gerekir. Işık kirliliğinden uzaktaki gözlemciler saatte 100 ya da daha fazla göktaşı sayabilecekler.

 

FEZA’NIN HAYLAZI: TRİTON

FEZA’NIN HAYLAZI: TRİTON

Ahh feza… Katman katman göklerin sırla dolu karanlığı… Gelin bu ay birlikte uzayın derinliklerine dalalım:

Güneş Sistemi’nin en dış gezegeni olan Neptün, kendi başına bile bilim insanları için epey olay olmuşken şimdi bir de uydusu çıktı: Triton!

Soğuğun Böylesi
Triton, Neptün’ün uydusu… – 2300 C ile sistemin en soğuk yeridir. O kadar soğuktur ki normalde gaz halinde bulunan bazı maddeler burada katı, donmuş bir halde bulunmaktadır. Bu soğukluğun en büyük nedeni, uydunun
Dünya’nın 900’de 1’i kadar Güneş ışığı alması ve bu yüzde 1’lik kısmın da %70’ini yansıtmasıdır.

Bu İşte Ters Bir Şeyler Var!
Triton’un bu donmuş sert yüzeyi, bilim insanlarının aklına aklında yumuşak bir yüzü, su, olabileceğini getirmektedir. Hayli ilginç olan bu uydunun en şaşırtan yönü ise bilinen bütün uydulara göre, Triton’un uydusu olduğu Neptün’e ters yönde dönmesidir.bilim
İzah Şart
Şimdi içinizdeki bazı feza meraklılarının Uranüs, Jüpiter ve Satürn’ün dış uydularının büyük kısmının da ters yörüngede döndüğünü söyleyebilirsiniz. Biz de size; ancaaaak bu uyduların hepsi çok küçüktür, en büyüklerinin çapı ve kütlesi sırasıyla Triton’un çapının ve kütlesinin %8’i ve %0.03’üdür deriz 😉 Triton yörüngede dönüşü bakımından, Güneş Sistemi’ndeki bütün diğer büyük uydulardan farklıdır.

Neden Ters?
Uzayın derinliklerinde, karanlık suyun içinde yüzen milyonlarca farklı cisimcik vardır. Bunların bazıları ne tam olarak “gezegen” sınıfına girer ne de “gezegen değildir” kategorisine girer. Bu şekildeki cisimlerin bulunduğu bölgeye
Kuiper Kuşağı denilmektedir. Triton’un neden ters olarak döndüğü tam olarak bilinmese de bir ve en inandırıcı senaryoya göre; Triton’un Kuiper Kuşağı’nda kendi başına gezen bir gezegen iken Neptün’e yaklaştığı bir zamanda
gezegen tarafından çekim alanına çekilmesidir.

Devamı derginiz Türkiye Çocuk’ta, abone olmak için tıklayın.

Zemzem Suyu

Zemzem Kuyusu, Mescid-i Harâm içinde Kâbe’nin Hacer-i Esved taşının bulunduğu köşesinden 14.5 m uzakta, 173 cm derinliğinde yer altında bir odada bulunuyor. Burası çölün ortasında ve denizden 80 km uzakta ve deniz seviyesinin altındadır. Binlerce yıldan beri çöl sıcaklarında kavrulan insanlara su sağlayan bu kuyunun, hiçbir devirde suyu azalmamış ve kesilmemiştir. Nereden geldiği, kaynağı, şu andaki teknolojiye göre bile, bütün araştırmalara rağmen bilinemiyor ve esrarı çözülemiyor. Hac mevsiminde motorlarla ufacık bir kuyudan çekilen Zemzem suyu, milyonlarca hacının bütün su ihtiyaçlarını karşıladığı gibi, memleketlerine de götürdükleri halde, su seviyesinde hiçbir azalma görülmüyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nun 2004 yılındaki raporlarına göre; dünyadaki en içilebilir ve sağlıklı birkaç sudan biridir. ABD’de yapılan test sonuçlarına göre, dünyada içinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan tek su özelliğini taşıyor. ABD’de her türlü içecek ve meyvenin yurt içine sokulması yasak olduğu halde, Zemzem suyu yasak değildir. Zemzem suyu diğer sulara göre çok daha az kükürt taşımakta, daha besleyici ve çok daha fazla mineral barındırmaktadır. Açlığını gidermek için içenin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin de susuzluğunu gideriyor. Şehir suyundan ayrılan başka bir özelliği ise; kalsiyum ve magnezyum tuzları oranının yüksekliğidir. Bu ise yorgun insanların yüzlerine sürdükleri zaman neden ferahladıklarını izah ediyor. Bir başka özelliği ise, mikrobik hastalıklara karşı etkili olan florürlerin varlığıdır. Bu da ideal bir içme suyunda aranan bütün özelliklere sahip olduğunu gösterir. Genel olarak kuyu sularında yosun vb. parazitler ortaya çıkıp suyun tadının bozulmasına ve kokuşmasına sebep olur. Hâlbuki, Zemzem suyunda bu çeşit biyolojik hâdiseler olmaz.

Bilim Dünyası

Denizin Ateş Böceği
Yakamoz… Nice şairlere ilham olan,
nice ressamlara model olan…
Peki şimdi size yakamozun ay ışığının,
denize yanması olmadığını söylesem?

Yakamoz Nedir?
Öncelikle yaygın bir yanlışı düzelterek
başlayalım lafa. Esasından yakamoz ay
ışığının suya, denize yansıması değildir.
Yakamoz, bir hal ya da durum değil
aksine bir canlıdır. Evet evet, kuş gibi,
kedi gibi, balık gibi bir canlı.

Denizin Fenerleri
Esas adı Noctiluca Milliaris olan canlılar,
karada yaşayan ateş böceklerinin suda
yaşayan versiyonu da diyebiliriz. Planton
canlı türündendir yani miniminnacıktır 🙂
Milimetrik boyutlarda canlılardır. Peki bu
kadar minik canlılar nasıl oluyor da ışık
şöleni oluşturabiliyor?

Tek Dokunuş
Vüducunda Luminisens maddesi bulunduran Noctiluca
Milliaris canlıları dokunulduğunda ışık saçarlar. Bunlardan
milyonlarcası bir araya geldiğinde sanki ay ışığı denize
yansıyor hissi oluşturur. Oysaki geceleri bir kayık
geçerken ya da bir balık sürüsünün ufak bir değmesi
ile bu canlıların ışık çıkartmalarına neden olur.

Sahildeki Floresan
Yakamozu en güzel ve rahat, ay ışığı
olmayan bir gecede görebilirsiniz.
Çünkü ay ışığı daha baskın olduğundan,
yakamozun eşsiz güzelliği gölgede
kalabilir. Gerçek manada bir yakamozu
yakalayabilirseniz sanki sahil boyunca
floresan lambaları yanıyor gibi olduğunu
görebilirsiniz.
Yakamozlu ve ay ışıksız bir gecede
denize girerseniz, fosforlu elbise giymiş gibi
parlayabilirsiniz. Uzaktan sizi gören “ Uzaylı
gördüüm!” diye bağırırsa şaşırmayın 🙂 Özellikle
gece dalışlarından sonra su yüzüne çıkınca, Noctiluca
Milliaris canlılarının parmaklarınızın arasından ışıl ışıl
süzüldüğünü göreceksiniz.

Yol Kılavuzu
Yakamoz, görsel şölenin yanında balıkçılara yardımcıdır da… Balıkçı sandallarında
yüksek direk ve bu diğerin ucunda oturulacak bir yer vardır. Ay’ın olmadığı gecelerde
balıkçılardan birisi buraya oturarak elinde tuttuğu bir kürek/ sopa yardımı ile
yakamoz yaparak geçtikleri yolları görüp dümenini ona göre hareket ettirir.

 

Atom ne kadar küçük?

Hava, su, dağlar, taşlar, hayvanlar, bitkiler, elimizde tuttuğumuz kalem, elimiz, kısacası gördüğünüz,
dokunduğunuz, hissettiğiniz her şey atomlardan meydana gelmiştir. Atomlar öyle küçük parçacıklardır ki bu
küçüklüğü insanın gözünde canlandırması pek kolay değildir. Mesela elimizde bir madenî para olduğunu
düşünelim. Şüphesiz paraya baktığımızda paranın içindeki atomları görebilmemiz mümkün değildir. Atomları
görebilmek için elimizdeki parayı dünyanın boyutlarına getirmemiz gerekir. Madenî para dünya kadar olursa,
işte o zaman paranın içindeki her bir atom, küçük bir üzüm tanesi kadar olur ve biz de onları görebiliriz.

Kâğıt yırtılırken niçin ses çıkar?

kağıtKâğıt, selüloz liflerinden meydana gelmiştir. Kâğıttan bir parça yırttığımızda bu lifler birbirlerinden ayrılır. Liflerin koparken meydana getirdikleri titreşim, etraflarındaki havada ses dalgalarının meydana gelmesine sebep olur. Kâğıdı hızlı yırttığımızda daha fazla ses çıkar. Çünkü o zaman belli bir zaman içinde daha çok lif koparmış oluruz.

Devamı derginiz Türkiye Çocuk’ta, abone olmak için tıklayın.

Elektronik Cihazları Yürürken Şarj Edin

yuruyerek-sarjHer adımınızda topuğunuz bir ampülü yakmaya yetecek kadar enerji çıkarabilir. Mühendis Matt Stanton ve Carnegie Melon Üniversitesi’nden mühendislik öğrencisi Hahna Alexander mekanik olarak şarj etmeye yarayan bir ayakkabı tabanı geliştirmiş . Piezoelektrik veya diğer hantal sistemlerden daha üstün olan bu sistem 140 gramdan daha hafif. Bugün yapılan prototip bir iPhone’u 25 km yürüdüğünüzde tam şarj edebiliyor. Üzerinde çalışılan yeni bir projede ise 8 km ‘de tüm şarj sağlayan ve 100 milyon adıma dayanabilecek bir taban geliştiriliyor. Yürümeyi sevenlere müjdeler olsun .

Devamı derginiz Türkiye Çocuk’ta, abone olmak için tıklayın.

Dikey Kalkabilen Elektrikli Uçak

elektrikli-ucakKişisel uçak kazalarının % 50’si pistten kalkış ve inişte gerçekleşiyor. Fakat kâşif ve girişimci JoeBen Bevirt geliştirdiği S2 adlı elektrikli uçak dikey kakış yapabiliyor. Aynı helikopter gibi kalkabilen uçak , aerodinamik olarak uçağa benziyor. Daha önce 5 kg’lık bir prototip geliştiren ekibe NASA sahip çıkmış ve destek olmuş. Sonrasında 25 kg’lık bir İHA geliştirmişler. Yapılan simülasyonlarda üretilecek 770 kg’lık bir S2 elektrikli uçağının 320 km menzile sahip olacağı ve 500 kW tüketeceği anlaşılıyor. Bu 7,5 litre uçak yakıtı yakmakla aynı şey. Yani bu araç diğer uçaklar 5 kat daha verimli. 10 yıl önce üretmenin hayal olduğu bu uçak gelişen elektronik ve pil teknolojileri sayesinde yakın bir gelecekte mümkün olacaktır.

Devamı derginiz Türkiye Çocuk’ta, abone olmak için tıklayın.

Goodyear’ dan Elektrik Üreten Lastik

elektrik-ureten-lastikGoodyear elektrik enerjisi üreten lastik konsepti BH03’ü Cenevre Uluslararası Otomobil Fuarı’nda tanıttı. Artık elektrikli arabalar Türkiye’de görmeye başladığımız teknolojik bir gelişim sürecinin ürünü ve hatta ihtiyacı. Hatta Renault Fluence Z.E ,BMW i3 gibi elektrikli arabalar ülkemizde de satışta. Bu arabalar elektrikle ilerlediğinden, elektrik ihtiyaçlarını dengelemek için ağırlık azaltma gibi yollara gidilse de, bu arabaların Tesla Model S hariç(500 km menzil) menzilleri ancak 100-200 km olabiliyor. Ancak yeterli görünmüyor. Elektrik üreten lastik bir çözüm olabilir.

Devamı derginiz Türkiye Çocuk’ta, abone olmak için tıklayın.

Niçin kendi kendimizi gıdıklayamıyoruz?

GidiklamaBir insan gıdıklandığında, derisinin yüzeyinde bulunan küçük sinir lifçikleri hemen harekete geçer ve beyne sinyaller gönderir. Bu sırada
beynin uyanıklığı fazlalaşırken nabız ve kalp atışı da hızlanır. Ancak beynimiz vücudumuza gelen uyarıların hangisinin bizzat kendimizden, hangisinin dışarıdan geldiğini ayırt eder. Ve dışarıdan gelen tepkilere öncelik verir. Mesela, elimizin yanması gibi acil refleks gerektiren olaylar böyledir. Bu nedenle bir başkası tarafından gıdıklandığımızda tepki veririz. Ama kendi kendimizi gıdıklamaya çalıştığımızda beynimiz bu noktalardaki hassasiyeti azalttır ve gıdıklanamayız.