Click Here!
 

TÜRKİYE ÇOCUK DERGİSİ AYDA BİR YAYINLANMAKTADIR

  

Başyazı
Masal
Tarihten Bir Yaprak
Çocuk Bahçesi
Derman Baharatçısı
Kültür Sanat
Belirli Günler
Hayvanlarla Sohbet
Mizah
Orman Günlüğü
Gönül Bahçesi
Bilim-Vucudumuzu Tanıyalım
Bu Sayıda...
Abone Formu

Kullanıcı Adınız
Şifreniz

Üye ol! Şifrem
 
ÖNEMLİ BİLGİ!
 
E-Mail Liste kayıtlı olan üyelerimiz

Sigara yasası hakkındaki düşünceleriniz?

Harika oldu
İyi oldu
Biraz erken oldu


 





Fatih Dersanesi


Bu Sayıda...
Başyazı
 

 


                                     Üslup Farkı






 Kralın birisi rüyasında bütün dişlerinin döküldüğünü görmüş. Rüyasının etkisiyle uyanır uyanmaz, şehrinin en meşhur iki rüya yorumcusunu çağırtmış. Rüyasını yorumlamalarını istemiş. İlk yorumcu, "Efendim, maalesef rüyanız hiçte hayra alamet değil. Tüm akraba


ve sevdiklerinizi kaybedeceksiniz. Hepsinin ölümünü göreceksiniz" der. Kral bu yorum


karşısında deliye döner. Adamı zindana attırır. İkinci yorumcu, "Efendim, rüyanızda


 dişlerinizin döküldüğünü görmeniz ömrünüz çok uzun olacağına delalet eder. Hem de o


 kadar uzun ömürlü olacaksınız ki, çevrenizde hiç kimsenin yaşamadığı kadar uzun yaşayacaksınız"diyeyorumlarkralın rüyasını.Bu yorumu duyan kral, adamı bir kese


altınla ödüllendirir.


 


Ahmet Sırrı Arvas
E-Mail: ahmeta@img.com.tr
 

 
Yazının devamı...
 
Hayvanlarla Sohbet
 


     KUM KULENİN KÖR USTALARI: TERMİTLER


 



Merhaba arkadaşlar, bu ay sizinle arkadaşım termiti tanıştıracağım. Bir gün gökdelen yaparsanız kendisi size yardım edebilir…


-  Merhaba termit dostum… Aaa bu ne hal! Üzerindeki o ıslak bez de neyin nesi?


-  Yeni imajım değil herhalde Acar Kız. Bilmiyormuş gibi bir de soruyorsun.


-  (Ayyy bu ne sinir böyle… Bu kaprisle sohbet nasıl yapılacak, haydi hayırlısı) Biraz sakin ol. Solundan mı kalktın anlamadım ki? Cık cık cık…


-  Kusura bakma Acar Kız, güneş başıma geçince böyle oluyorum. Bildiğin


bizler nemi seven canlılarız. Sohbet etmek için seni bizim eve çağırsam 1 milyon kişi bir evde yaşıyoruz; ben buraya gelsem güneş var, zar gibi olan tenim nem arıyor. Ben de sonunda böyle bir ıslak havluyu omuzlarıma alıp da geleyim dedim.


  Röportaj: ACAR KIZ







 
Yazının devamı...
 
Masal
 



 


                     TERZİNİN MAHARETİ


Evvel zaman içinde kalbur saman içinde… Saman çuval içinde bilmem


hangi biçimde… Uzak diyarların birisinde iki kardeş terzi varmış. Bu aile


kendi halinde mutlu bir şekilde yaşayıp gidermiş. Fakat çocuklar büyüdükçe, büyük çocuk yere göğe sığmaz olmuş. Büyük olanın gözü hep yüksekdeymiş.


 Hep zengin olmak hayalleri kurarmış. Küçük olanı ise “Haydi ağabeyciğim


 gel bak kendi terzi dükkânımız var. İşimize bakalım kendi yağımız ile kavrulalım” demiş ise de abisine dinletememiş. Büyük kardeş, durmadan az çalışarak zengin olmanın yollarını düşünürmüş.      


           Hazırlayan: Tuba Karabey


 



 

 
Yazının devamı...
 
DERMAN BAHARATÇISI
 


 


DERMAN BAHARATÇISI


 Eylül ŞİMŞEK/ RİZE


Soru: Derman Abi, biz uyurken beynimiz ne yapıyor?


Cevap: O sırada uyuduğumdan ne yaptığını ben de bilmiyorum.


 


Selman Ali ABİD/ SAMSUN


Soru: Derman Abi, kurbağaların bir ayağı sakatlansa ne olur?


Cevap: Ne olacak sek sek oynarken mum dikemeyecek.


 


Ülkü ÜLKE/ MANİSA


Soru: Derman Abi, benim ismimle soy ismimi çok karışıyorlar. Ne yapmalıyım?


Cevap: Sen boş ver, bırak karıştıranlar düşünsün…


Hazırlayan:  Ahmet Çelebi


 


 
Yazının devamı...
 
KAYIĞA KARŞI ARABA
 


                                 


                                   KAYIĞA KARŞI ARABA


Ahmed Vefik Paşa, Sultan Abdülaziz Han devrinde Osmanlı Devletinin Paris büyükelçisidir. Fransa İmparatoru III. Napoleon'un saltanat arabasının eşini yaptırır ve Paris'de onunla dolaşır. Fakat ortalık alt üst olur. Arabayı görenler, "İmparator geliyor" diye elleri


ayaklarına dolanır. Durumu kendisine anlatmağa cesaret edemezler, fakat İmparatora bildirirler. Saraydan, kendisine, nezaket icabı olarak bu arabayı kullanmaması rica edilir.



Paşa:


-Derhal!... Kullanmaktan hemen vazgeçerim. Ama bir şartım var. İstanbul'daki Fransız büyükelçisi, Boğaziçi'nde gezinti yapmak için Padişahımızın kayığının eşini yaptırmış,


 onunla caka satarmış. Sefirleri o kayığı kullanmaktan vazgeçsin, ben de bu arabaya binmeyeyim."













 
Yazının devamı...
 
Toplam Kayıt: 5
Ana Sayfa
Reklam Formu
Biz Kimiz?
İletişim
Künye
Bize Yazın
Ana Sayfa Yap
Favorilere Ekle
Site Haritası
E-Mail

Çocuk Pınarı



Binbir Çiçek



www.webservis.gen.tr